Arap Kızları - En Güzel Arap Kızı Yarışması - İsrailli Genç Arap Kızlar

İsrailli Arap genç kızlar "en güzel" seçilebilmek için birbirleriyle yarıştı. İsrail'in Shefaram kentinde yapılan yarışmayı 19 yaşındaki Manar Dabah kazandı.

İşte birinci ve diğer Kızların resimleri.
Arap Kızları
Arap Kızlar
Arap Kız

Libya Vizesi Kalktı - Libya'ya Vizesiz Gidebilirsiniz - Türkler Libya'ya Vizesiz Gidecekler

Libya ile Türkiye arasında Vizesiz seyahat anlasmaşı yapıldı.

24 Kasım 2009

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Libya Başbakanı El Mahmudi arasında gerçekleşen baş başa görüşmenin ardından, heyetler arası görüşmeye geçilmeden önce basın mensupları toplantı salonuna davet edildi. Burada basın mensuplarına açıklama yapan El Mahmudi, “Türkiye ile Libya arasındaki vizenin kaldırılması konusunda anlaşmaya vardık. Bugün itibariyle Türk vatandaşları Libya'ya, Libya vatandaşları da Türkiye'ye vizesiz gidebilir” dedi.

Lübnan Başbakanı Vizesiz Giriş İstiyor - Lübnan Başbakanı'nın Eşi Türk Dizileri Seyrediyor

Suriye ile vize uygulamasının karşılıklı olarak kaldırılması, Türkiye ile Arnavutluk arasında ‘vizenin kaldırılmasına dair anlaşma’ imzalanmasının ardından Lübnan’la da vizenin kaldırılması gündeme geldi. Lübnan Başbakanı Saad Hariri, iki ülke arasındaki vizenin kaldırılması gerektiğini düşündüğünü söyledi. Hariri, Akdeniz Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği toplantısı nedeniyle Beyrut’ta bulunan Türk gazetecilerle bir araya gelerek, sorularını yanıtladı. Hariri, Türkiye ile Suriye arasında vizenin kalkmasının ardından gidiş gelişlerin arttığının hatırlatılması üzerine, “Hükümetimiz henüz güvenoyu almadı. Güvenoyu alır almaz bu konuyla ilgileneceğim. İki ülke arasında vizenin kaldırılması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Eşi Türk dizilerinin tutkunu

Körfez ülkelerinde yoğun ilgi gören Türk dizileri konusunda düşüncelerini aktaran Hariri, şunları söyledi: ‘’Ramazan’da her gün bin kişiyle iftar yaparım. Her iftarda da 6 masada öksüz ve yetim çocuklar olur. İftarımızı birlikte yaparız. İftardan sonra yukarı çıkar çocuklarla konuşurum. Onlara her zaman ilk işim televizyonda ne seyrettiklerini sormak olur. Bana hep Türk filmlerini, dizilerini seyrettiklerini söylerler.” Eşinin de Türk dizilerini seyrettiğini söyleyen Hariri, esprili şekilde “Tabii bunun üzerinde hiçbir kontrolüm yok” dedi.

Kaynak: Star gazete

Şeytana Sterilize Edilmiş Taş - Hacılar Şeytanı Sterilize Taşlarla Taşlayacak

Domuz gribinin hizla yayılması ve gun geçtikçe daha çok can alması Arabistani hacıların sağlığını korumak icin ilginç önlemler almaya yöneltti.

Suudi Arabistan, domuz gribinden dolayı bu yıl şeytan taşlamada sterilize edilmiş taşlar dağıtacak.

Kral Abdullah tarafından verilen talimatla, hacılara özel torbalar içindeki sterilize taşlar verilecek.

Öncelikle şeytan taşlamada kullanılacak küçük taşlar Müzdelifeye getirilecek ve sterilize suyla birkaç defa yıkanacak. Daha sonra güneş altında kurutulacak bu taşlar torbalara doldurularak hacılara dağıtılacak.

Böylece domuz gribinin yayılması önlenmiş olacak. 3 milyon hacı için hazırlanmış olan özel torbaların üzerinde taşların domuz gribine karşı güvenli olduğu resimleri ve yazıları bulunacak.

Gazetelerde çıkan haberlerde, Kral Abdullah'ın fikri olduğu belirtilen bu uygulamanın, İslami kurallara aykırı olmadığının dini yetkililer tarafından tasdik edildiği belirtildi.

Kaynak: Sabah Gazetesi

Kaddafi Hostesleri İslama Çağırdı - Kaddafi'den İtalyan Kızlara Müslümanlık Teklifi

Libya lideri Muammer Kaddafi İtalya’nın başkenti Roma’da ilginç bir şovla yine dikkatleri üzerine çekti.

17 Kasim 2009

60 kadar devlet ve hükümet başkanının katılacağı BM Gıda zirveside yer alan Kaddafi, Libya’nın Roma Büyükelçiliği tarafından ücretle toplanan yaklaşık 200 hostesle önceki gece bir araya geldi.

Bir konuşma yapan Libya lideri, hostesleri Müslüman olmaya çağırdı, ardından da herkese Kur’an-ı Kerim ve Yeşil Kitap hediye etti. Kadın dinleyiciler, Roma’daki halkla ilişkiler şirketlerinden birinin “Yaşları 18-35 arasında olan, mini etek ve dekolte kıyafetten uzak, ancak iyi giyimli ve de hoş görünümlü 500 kız aranıyor” biçimindeki duyurusuna yanıt veren kişiler arasından seçildi. Olayın basına sızması ise hostesler arasına girmeyi başaran bir muhabir sayesinde mümkün oldu.

Türklerin Gözüyle Araplar - Türklerde Arap İmajı - Türk Edebiyatında Araplar - Türk Sinemasında Araplar

''Türklerin Gözüyle Araplar" konulu toplantıda, tarihten günümüze Türk kültür ve edebiyatında Araplara bakış, değişik konularda hazırlanan tebliğlerle ele alındı.

İki dost ülke halklarının birbirlerini daha iyi tanımalarını, varsa olumsuz algıların bertaraf edilmesi için çalışmalara hazırlık oluşturacak değerli bilgiler ortaya konuldu.

Toplantıda, ''Türklerde Arap İmajı'' konusunda bir konuşma yapan Arap Yazarlar Birliği Genel Başkanı Dr. Hüseyin Cuma da Türkiye-Suriye ilişkilerinin yakılığına vurgu yaparak, "Biz bir millet, iki devletiz" dedi.

Toplantıda Ali Akbaş ''Türk Edebiyatında Araplar'', Murat Sözer ''Türkiye Türklerinde Yaygın Arap İmgeleri'', Dursun Kuveloğlu ''Türk Basınında Arap İmgesi'', Arslan Küçükyıldız ''Türk Sinemasında Araplar'', Vehbi Başer ''Türkler Arasında Araplara Yönelik Muhabbetin Dinsel Kaynakları'', Ömer Kayır da ''İslam Toplumlarının Birbirlerine Bakışı ve Türkler Arapları Nasıl Görüyor?'' konularında tebliğler sundu.

Avrasya Yazarlar Birliği ile Suriye Arap Yazarlar Birliği tarafından başlatılan toplantıların ikincisi, Şubat ayında Şanlıurfa'da ''Arapların Gözünde Türkler'' konulu sempozyumla devam edecek.

Kaynak: Gazeteler'den Derlendi

Mısır ile Cezayir Birbirine Girdi - Mısır ile Cezayir'in Futbol Kavgası

2010 Dünya Kupası Afrika Elemeleri C Grubu’nda bugün Güney Afrika biletini alacak takımı belirleyecek, lider Cezayir’in takipçisi Mısır ile deplasmanda oynayacağı maç öncesi Kahire kaynıyor. İki ülke vatandaşları arasında bir haftadır yazılı ve görsel medya, twitter, facebook gibi internet ortamında yaşanan müthiş savaş önceki gün patlama noktasına ulaştı.

14 Kasim 2009

Yaralı çelişkisi
Kahire’ye inen Cezayir Milli Takımı’nı taşıyan otobüs havaalanından kalacağı otele giderken yolda Mısırlı taraftarların taşlı saldırısına uğradı. Cezayirli yetkililer 5 futbolcularının yaralandığını belirtti. Bu futbolculardan sadece Khaled Lemmuchia ve Rafiq Hallish’in isimleri açıklandı. Buna karşın Mısır Polisi, bir tek futbolcunun bile yaralanmadığını duyurdu.

Medya da “Her Cezayirli’ye bir gül verelim” çağrısı yapsa da olayların önüne geçilemedi.

Cezayir’e beraberlik yetiyor, Mısır’a 3 fark gerekiyor

Afrika Kıtası C Grubu elemelerinde Cezayir, 3 puan farkla lider. Cezayir bugünkü maçı kazanır veya rakibiyle berabere kalırsa uzun yıllar sonra Dünya Kupası finallerine katılma hakkını elde edecek. Mısır’ın finallerin biletini alabilmesi için 3 farklı kazanması gerekiyor. Mısır’ın iki farklı galibiyetinde tarafsız saha Sudan’da tekrar maçı oynanacak.


Cezayirliler video klip çekti
Misir Milli Takımını ve geçmişini hedef alan “Dinleyin beni firavunlar, sizler lanetlisiniz” sözlerinin yer aldığı bir Cezayir video klibi internette binlerce kişiye gönderildi. Klipte İsrail’in 1967’deki 6 Gün Savaşı’ndaki üstünlüğü de dile getirilerek, “İsrail 1967’de sizi 6 günde yendi. Biz Filistin’i Yahudilere satmadık” denilirken, Kahire’nin müslüman lideri Şeyh Mohammed Tantawi’nin İsrail lideri Şimon Peres ile el sıkışırken görüntülerine yer veriliyor.

Mısırlılar şarkıyla cevap verdi
Misirli taraftarlar da Cezayirliler’e “Sizin sözleriniz önemsiz ve bizi etkilemez. Benimle Fransızca konuş, Arapçan berbat” sözlerini içeren şarkı ile yanıt verdi. Mısırlılar, Mısır’lı öğretmenlerle koloni döneminin etkilerini yaşayan ve bir çok yabancı kelime ile değişen halkının Arapçasını düzeltmeye çalışan Cezayir’le dalga geçiyor. “Fransa’nın kölesiyken sizi özgürlüğe biz kavuşturduk” şarkısıyla da Mısır Cumhurbaşkanı Gamal Abdel Nasser’in Cezayir’in bağımsızlık hareketlerine verdiği destek gündeme getirildi.

Kaynak: Hurriyet.com.tr

Libya Ne Alır Ne Satar - Libya'nın Ticaret İlişkileri Hakkında Kisa Bilgiler - Libya Ekonomisinden Başlıklar

Libya Türkiye'ye hangi ürünleri satıyor, Türkiye Libya'dan neler alıyor. Libya'nın ihracat ve ithalat ürünleri nelerdir.

Libya, bir dönemin büyük zenginliğiyle halkın tümünün yaşam düzeyini belirli bir çizginin üzerinde tutmayı başarmıştır. Libya, petrol zenginliğini göstergeler dikkate alındığında sosyal ve insani kalkınmaya belli ölçüde yansıtabilmiştir. BM 2007 İnsani Kalkınma Raporuna göre, BM üyesi 177 ülkenin ortalama yaşam süresi, eğitim düzeyi ve kişi başına düşen milli gelir düzeyi dikkate alınarak oluşturulan İnsani Kalkınma İndeksinde Libya 56. sırada Afrika Ülkeleri arasında 1. sırada yer almıştır. Türkiye’nin 84. sırada yer aldığı listede, Libya’nın komşuları Tunus 91., Cezayir 104., Mısır 112., Sudan 147., Çat 170., Nijer ise 174. sıradadır.
Türkiye ile Libya arasında 2006 yılında 2,8 milyar dolarlık bir ticaret hacmi mevcuttur.
İhracatımız 2006’da bir önceki yıla göre %28 artış göstermiş. 2007 yılında ihracatımız 643 milyon dolara ulaşmıştır. Libya’da Türk firmaları için en önemli rakipler Libya ile tarihi ilişkileri güçlü olan İtalya, Fransa ve düşük maliyetli üretimle öne çıkan Çin firmalarıdır.
Libya ile ticarette fiyat unsurunun yanı sıra malların kalitesi, rekabet gücünün bulunması, malların zamanında teslim edilmesi, ambalaj ve özellikle numune ve sipariş standardına uygun olarak mal gönderilmesi önem taşımaktadır.

Libya’nın İhracat Yaptığı Ülkeler
İtalya % 39.2, Almanya % 16.3, İspanya % 11.9, Türkiye % 7.2

Libya’nın İthalat Yaptığı Ülkeler
İtalya (%25.2), Almanya (%11), G.Kore (%6), İngiltere, Tunus ve Türkiye

Başlıca İhraç Ürünleri
Ham petrol, petrol ürünleri

Başlıca İthal Ürünleri
Makina, ulaşım araçları ve yedek parçaları, gıda sanayi ürünleri, inşaat malzemeleri, mamül mallar, kimya sanayi ürünleri.

Türkiye’den aldığı ürünler
Giyim eşyası ve aksesuarları, çeşitli mamul eşya, hububat, elektrikli makine ve cihazlar, tekstil elyafı ve mamulleri, sıvı ve katı yağlar, bitkisel yağlar, makine ve cihazları, ayakkabılar vb. eşya, kara ulaşım araçları.

Türkiye’ye sattığı ürünler
Ham petrol Havagazı, petrol gazları, doğal gaz, plastik ve mamulleri, gübreler.

Trablus'dan bir gorunum

Libya Konsolosluğu'u

Beşar Esad Röportajı - Suriye Devlet Başkanı Neler Dedi - Suriye ve Laiklik - Türkiye ile Suriye İlişkileri

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök ve Mehmet Ali Birand’ı, Şam’daki sarayında kabul etti ve sorularını yanıtladı. Türkiye ile iyi ilişkilerde ilk adımı dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in attığını söyleyen Esad, “Laik olmak Batılı olmak anlamına gelmiyor. Bizim toplumumuz Batı’dan daha laik bir yapıya sahip olmalı” dedi.

Bu yazının kaynagı: Hürriyet Gazetesi

Esad’a sorulan sorular ve yanıtlar özetle şöyle:

* İlişkilerde büyük bir değişim var. Siz de bunun mimarlarındansınız. Akıllardaki soru şu: Türkiye sizin için önceden ne ifade ediyordu, şimdi ne ifade ediyor? Son birkaç yılda ne değişti de bu noktaya gelindi? Babanızın dönemi geride kaldı, artık yeni bir politika mı izleniyor? Bu size özgü bir siyaset mi? Türkiye’de iki ülkenin birden nasıl bu kadar yakınlaştığını anlamakta güçlük çekiyoruz.

İLK ADIM SEZER’DEN

Yüzyıllardır kardeş iki ülke olduğumuz gerçeğinden hareketle, iki kardeş arasındaki ilişkileri artık değiştirmek gerek dedik. Başarılı olmamızın ve ilişkilerdeki bu hızlı değişime bazılarının şaşırmasının sebebi de bu. Sadece birkaç yıl içinde bu noktaya gelinmedi. İki tarafta halk düzeyinde sağlam bir temel var. Bu, hükümetlerden daha da önemli. Ben, Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Gül ve öncesinde de Cumhurbaşkanı Sezer hakikaten çok aktif rol oynadık. Ama halk düzeyinde sağlam temel olmasaydı bugün bulunduğumuz noktaya gelemezdik. Son dönemde Türk halkının bazı olaylara, özellikle Gazze’de yaşananlara karşı gösterdiği tepkiye, sokaktaki gösterilere bakarsanız, iki tarafın hislerinin aynı olduğunu görürsünüz. Arapların yaşadıklarına karşı bir öfke sergilendi. Halk düzeyinde sağlam bir temel derken bunu kastediyorum.

* Peki ilk adımı kim attı?

Cumhurbaşkanı Sezer. 2000 yılında Cumhurbaşkanı Hafız Esad’ın cenazesi için Suriye’ye geldikten sonra telefonla irtibatı kesmedik. 2002’de telefonla görüştük. Şimdiki Cumhurbaşkanı Gül de başbakanken bir adım daha atıp Suriye’ye geldi. Beni de Türkiye’ye davet etti. 2002 sonu 2003 başıydı. Irak Savaşı başlayınca ziyaret gerçekleşemedi. 2004’te yapabildik ancak.

* Suriye bölgede Türkiye’ye benzeyen tek ülke. Laiklik açısından, kadınların durumu açısından, insanların davranışları açısından çok benziyoruz. Siz laiklik, kadınların durumu gibi konularda ne düşünüyorsunuz?

TÜRKİYE BENZİYORUZ

Bence ilk sorulması gereken soru şu: Devlet mi yoksa halk mı laik olacak? Batı’da pek çokları bunu karıştırıyor. Eğer bir yönetim toplumun yansıması değilse, onu görmezden gelebilirsiniz çünkü gerçekliği yansıtmıyordur. Toplumlarımız arasında sizin de bahsettiğiniz gibi benzerlikler var. Hem Türkiye hem de Suriye’de toplum çokkültürlü ve laik. Laiklik, ötekini kabul etmek, dini siyasetten ayırmak ve din özgürlüğü anlamına geliyor. Herkes, başkalarının müdahalesi olmadan, istediği dine inanabilir ve ibadetini inandığı gibi yerine getirebilir. Gündemimizdeki laiklik tartışması ne kadar açık fikirli olduğumuzla da ilgili. Maalesef son birkaç on yılda, hatta belki son yüzyılda olanlar, aklımızın üzerinde bir perde çekti. Dışardan bakınca açık görüşlü olduğumuzu düşünüyoruz ama aslında daha da çok içimize kapanıyoruz. Bu, biraz önce bahsettiğim konuyla da ilgili. Dünyanın geri kalanıyla iletişim kurmalıyız. Kendimizi izolasyona itmemeliyiz. Kimliğimizi kaybetmeden, diğerleriyle mümkün olduğunca çok irtibat sağlamalıyız. Laik olmak Batılı olmak anlamına gelmiyor. Bizim toplumumuz Batı’dan daha laik bir yapıya sahip olmalı.

FARKLI TARZ, ZENGİNLİK

* Siz sosyal hayatta, hayat tarzında İslamileşme yönünde bir eğilim görüyor musunuz ve bu bir tehlike mi?

Aynı toplum içinde yan yana yaşayabiliyor muyuz? Ülkemizi beraberce kalkındırabiliyor muyuz? Farklı hayat tarzları bir ülkenin sorunu değil, zenginliğidir. Sizin kendi tarzınız var, benim kendi tarzım. Özgürlükler var olduğu sürece bence bu bir sorun değil. Zaten bütün toplumun tek tarzı benimsemesi, tamamen İslami veya tam tersi olması mümkün değil.

KAPALI, İÇİNE KAPANIK
* İslam ülkelerinin giderek daha çok muhafazakârlaştığını düşünmüyor musunuz?


Muhafazakâr kelimesini kullanmak istemiyorum çünkü bunu herkes farklı anlayabilir. Bu yüzden az önce “Kapalı, içine kapanık” dedim. Bazıları bunu “muhafazakâr” olarak tanımlıyor, bazıları “Hayır bunun muhafazakârlıkla alakası yok” diyor. Burada bile açık görüşlü olmadığımız ortaya çıkıyor. Bu yüzden daha açık olmalıyız.

Hıristiyanlar temel direğimiz

* Sayın Cumhurbaşkanı, Suriye’de güçlü bir Hıristiyan toplumu, cemaat var, maalesef bizim ülkemizde kalmadı. Sizin bu toplumla ilişkileriniz nasıl, kendilerini burada nasıl hissediyorlar? İnançlarının gereğini özgürce yerine getirebiliyorlar mı? Toplumun bazı kesimlerinin muhafazakârlaşması herhangi bir tehdit oluşturuyor mu?

Suriye’de laik bir devlet ve topluma sahip olmamızın sebebi bu çokkültürlülük. Suriye’deki Hıristiyanlar toplumumuzun en önemli temel direklerinden. Hıristiyanlar sizin de bahsettiğiniz gibi güçlü bir cemaat ve sayıları da az değil. Hıristiyanlar da dahil, toplumumuzun temel direklerinden biri eksik olsa, Suriye toplumu tamamen çöker. Tek renkli bir toplum çok tehlikeli bir toplumdur.

Bölgede istemem

* Bizim Cumhurbaşkanımız “Nükleer silahları bir komşumuzda görmek istemeyiz” açıklamasında bulundu. Siz nükleer bombaya sahip bir Iran görmek ister misiniz.

Suriye’de de bizim gayet net bir pozisyonumuz var: Ortadoğu’da nükleer bomba görmek istemiyoruz. Buna ihtiyaç yok. Tabii ki buna İsrail’in nükleer silahları da dahil. Ama ben Iran’ın nükleer bomba üretmeye çalıştığını düşünmüyorum. Buna ihtiyaçları yok. Sadece hakları olan teknolojiyi istiyorlar. Türkiye ve Suriye’nin de taraf olduğu, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi anlaşmasına göre, her ülkenin barışçıl nükleer program geliştirme ve kendi ülkesindeki nükleer yakıtı zenginleştirme hakkı var. Tekrarlayayım, bölgede kimsenin nükleer bombaya ihtiyacı yok.

İsrail’i barış korur

* Bir Arap ülkesi olarak yıllarca İsrail ile savaştınız. Hiç kendinizi İsrail halkının yerine koyduğunuz oldu mu? Küçük bir halk ve kendilerini o bölgede Araplar arasında sıkışmış hissediyorlar. Onların da kendilerini güvende hissettiği, Filistinliler ve Arapların da kendi haklarına sahip olduğu bir düzen olabilir mi diye düşündünüz mü hiç?

Birtakım sinyaller vermeden önce realiteyi gözden kaçırmamak lazım. Sürekli sinyal verirsiniz ama alıcılarınız iyi değilse verdiğiniz sinyaller işe yaramaz. Bu yüzden önce realiteyi konuşmak lazım. Türkiye’de 70 milyon insan var. Bizde 20 milyon. Sizin ülkeniz yüzölçümü bakımından Suriye’den kat kat büyük. Sizin topraklarınızı sürekli işgal ettiğimizi düşünün. Her gün de Türkleri öldürüyoruz saldırılarda. Sonra gelip diyorum ki sen büyük ülkesin ben de küçük. Ben savunmasızım. Öldürülen sizin halkınızken nasıl ben daha savunmasız olabilirim. İsrail’in büyük ya da küçük olması bir şey ifade etmez. Başkasının topraklarını işgal eden ve Arapları öldürenler onlar. Sorunu çözmenin yolu işin köküne, asıl sebebine inmekten geçer. Sorunun kaynağı İsrail’in başkasının topraklarını işgal etmesiydi. Gerçekçi değil belki ama az önce verdiğim örnekteki gibi düşünelim. Ortada bir işgal varsa, insanlar buna tepki gösterir. O zaman yapılacak şey, işgal edilen topraklardan çekilmek ve barış antlaşması imzalamaktır. İsrail’in anlaması gereken çok net bir mesaj var: İsrail’i sadece barış koruyabilir. Savunmasız olduklarını düşünüyorlarsa sadece barış onları koruyabilir savaş değil. Lübnan ve Gazze’de yaşananlar askeri yöntemlerle bir yere varamayacaklarını hatta onları başka başarısızlıklara sürükleyeceğini göstermiştir.

* Nasıl bir Türkiye, Suriye’nin çıkarına olur? Müslüman birliği içinde ama Avrupa ile iyi ilişkileri olmayan, İsrail ile iyi geçinen bir Türkiye mi? Yoksa İsrail’e her daim tepki gösteren, Avrupa’ya hayır diyen bir Türkiye mi?

İsrail konusunda Türkiye bize yardımcı olmak istiyorsa İsrail ile iyi ilişkileri olmalı. Aksi takdirde barış sürecinde nasıl önemli bir rol oynayabilir?

AB’Yİ DESTEKLİYORUM

* Sizce mevcut durum böyle mi?

Bugün değil tabii. Çünkü arabuluculuk yapmak için iki tarafın olması lazım. Şimdi sadece Arap tarafı yani biz varız. Diğer tarafın Türkiye’nin üstleneceği role ihtiyacı yok çünkü objektif arabulucuya alışık değiller. Avrupa ile ilişkilere gelince. Biz hiçbir zaman Türkiye sadece Müslüman ülkelerin yaşadığı bölgenin parçası olsun diye düşünmedik. Bu, Müslümanlar için de zararlı bir yaklaşım olur. En kötü şey bir ülkenin kendisini izole etmesidir. Kimse sizi izole edemez, siz kendinizi izole edersiniz. Ne kadar açık olursak o kadar güçlü oluruz. Bu nedenle Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki ilişkileri destekliyorum. ABD ile iyi ilişkilerimiz olmamasına karşın Amerika ve Türkiye ilişkilerini de destekliyorum ki bana bu konuda dostum olarak yardımcı olsun.

* Türkiye size Amerika ile ilişkileriniz konusunda yardımcı oluyor mu?

Türkiye, Suriye talepte bulunmadan bunu yaptı zaten. Çünkü Türkiye realiteyi gözeten bir ülke. Bu da Suriye’nin çıkarına, çünkü Suriye’yi diğer ülkelerin de tanıması gerektiği imajını veriyor.

Başını örtmesini istemedim

* Eşinizden hiç başını örtmesini istediniz mi?

Hayır.

* Yani bunu hiç düşünmediniz bile. Siz de iyi bir Müslümansınız o da.

Evet aynen öyle. Gerçek İslam insanın içindedir, kıyafetlerinde değil. Bütün dinlerin temelinde insanların arasında iyi ilişkiler kurulması vardır. Dinler öncelikle bunun için gönderilmiştir. Dinlerin amacı, kötü ilişkiler kurulması, bölünme, parçalanma yaratılması değildir. En önemli şey, ailenize, komşularınıza, milletinize, halkınıza nasıl davrandığınızdır. Dinin özü işte bu. Eğer dar görüşlü bir şekilde bakarak çok iyi bir Müslüman olduğunuzu söylüyor ve yolsuzluk, çıkarcılık gibi kötü olan ne varsa onu yapıyorsanız, bu dindarlık değil.

Ortak para konusunu görüşmedik

* Peki nereye doğru gidiyoruz. Ortak bir pazar, ortak para birimi ya da ortak bir ekonomiye doğru mu?

Geleceğe dair bir amaç olarak bakarsanız sorunun yanıtı evet olabilir. Bizim için ne iyiyse onu yapmak durumundayız. Ortak para birimi konusunu görüşmedik. Ama vizeler kaldırılıyor ve iki ülke arasında serbest bölge meselesi konuşuluyorsa ortak bir pazar var demektir. İlla şu noktaya doğru gidiyoruz demek şart değil. Attığımız adımları değerlendirip bir sonraki adımı ondan sonra belirlemek lazım. Çünkü bu yöntem, bulunduğumuz noktadan çok uzakta bir hedef koyup bu hedefe ulaşamamaktan daha iyi. Önemli olan süreci hep ileriye doğru götürmek.

* Ortak karayolları ya da demiryolları gibi birtakım girişimler, projeler var mı?

Türkiye ve Suriye’nin ekonomileri uluslararası standartlar açısından bakarsanız, diğer ekonomilere göre hâlâ biraz daha küçük. Ekonomiyi geliştirmenin en iyi yolu da yerel projelerden ziyade bölgesel projelere imza atmak. Bu konuyu Başbakan Erdoğan, ile de görüştük. Ulaşım bu konulardan biri. Örneğin Kızıldeniz’i Akdeniz ile nasıl bağlayacaksınız? Ya da Kızıldeniz’i, Avrupa’ya... Ürdün, Suriye ve Türkiye üzerinden.

* Böyle bir proje var yani...

Hâlâ görüşüyoruz. Ürdünle de bu konu gündemde. Başbakan Erdoğan, ile de iki yıl önce demiryolu projelerini konuşurken bu konuya da tartışmıştık. Şimdi bu projeyi demiryolu mu yoksa karayoluyla mı yapmak daha iyi olur bu tartışılıyor.

Af lüzumsuz

* Suriye’nin dağdan inen Suriye kökenli PKK’lıları kabul etmeye hazır olduğunu söylediniz. Eğer gelirlerse yürürlüğe konulmaya hazır af var mı?

Af yasal bir ifade, çünkü yargı makamlarının kişiler hakkındaki hükmünü ilgilendiriyor. Yani, bizim yargı mekanizmalarımızda devam eden bir süreç yoksa, yasal olarak “aftan” söz edemeyiz. Burada masada olan, aftan çok, hukukun, dönenleri mahkemeye çıkması gereken insanlar olarak görmemesinin sağlanması. Yani dönerlerse hukukun dışında kalacaklar.

* Cumhurbaşkanlığı affından bahsediyorsunuz. Yani dönecek PKK mensuplarını cumhurbaşkanı yetkilerini kullanarak affetmeye hazırsınız, doğru mu?

Evet, ama söylediğim gibi, ancak mahkemeye çıktıktan sonra af talebinde bulunabilirler.

* Yani bu durumda yargılanmaları gerekir.

Evet yargılanma olmadan af çıkaramazsınız. Ama mahkemeye çıkmadan serbest kalmalarını sağlarsanız, affa da gerek kalmaz. Bunun için hukuki bir terim olduğunu sanmıyorum. Şöyle söyleyelim: Bu kişilerin suçlu olmadığına dair, hükümet tarafından siyasi bir karar alınacak.

Müslüman Kardeşler gibi gelsinler

* Şu aşamada öneri ilgilerini çekiyorsa onların gelmelerini bekliyorsunuz?

Evet. Benzer bütün sorunlarda, birileri çizgilerini değiştirmek istiyorsa, bu süreç yaşandı. Biz bunu Suriye’de Müslüman Kardeşler’le yaşadık. Müslüman Kardeşler Suriye’ye af olmadan geldi. Onların dönüşüne izin verdik, “Bu geçmişe ait bir sorun. Suçsuz ilan edilmeleri için mahkemeye çıkmaları gerekmiyor” dedik. Önünüzde iki yol var: Hukuki ve siyasi...
Onları yargıya göndermiyoruz çünkü ortada bir suçun olduğu varsayımında bulunmuyoruz. Birini yargıya ortada suç ve kanıtlar olduğu zaman yollarsınız. Bu durumda bu yok. Biz bu insanların başka ülkelerde farklı gruplara katılmak için Suriye’yi terk ettiğini biliyoruz. Tabii ki siyasi olarak biz buna karşıyız. Ama Suriye’ye döndüklerinde onlara “Sizi bu suçtan sorumlu tutmuyoruz, çünkü bir daha suç işlemeyeceğinize inanıyoruz” diyoruz.

Türkiye’de eşim benden popüler

* Türkiye ile ilgili bir soru... Dördüncü ziyaretiniz olacak...

Hayır hayır, beşinci.

* Türkiye hakkında ne düşünüyorsunuz. Kentlerini nasıl buluyorsunuz. Türkiye’deyken kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

En önemlisi bence Türk halkı. İlk ziyaretimi 2004’te yaptığımda bir izlenim edinmiştim. Sonrasında yaptığım ziyaretler de edindiğim bu izlenimi doğruladı. Istanbul’da havalimanında bana sormuşlardı Türkiye’ye dair izleniminiz nedir diye. Kim şimdi hatırlamıyorum. Şam’a dönecektim o zaman da Istanbul’da kar yağıyordu. Ben de kalbi sıcak ama havası soğuk diye yanıt vermiştim. En şaşırtıcı şey buydu benim için. Şahsen halkın bu kadar sıcak olduğunu ben pek bilmezdim. Çok sıcak insanlar. Bunu siyasette de hissedebiliyoruz. Istanbul gördüğüm en güzel kentlerden biri. Pek çok Avrupa kentinden de daha önemli bir kent.

* Eşinizin, sizin Türkiye’deki imajınıza çok büyük katkı sağladığını biliyor musunuz?

Evet pek çok kez bunu duymuştum.

* Sizden daha popüler neredeyse.

En başından beri öyleydi.

Taliban İslam değil

* Peki ya Taliban gibi gruplardaki gelişmeler?

Bu İslam değil. İslam’da aşırıcılık yoktur. Aşırıcılığa kaçan bir insansanız, kendinize Müslüman deseniz de Müslüman değilsiniz. Bir tane İslam var; açık görüşlü, başkalarını kabul eden İslam. Biz bir İslam ülkesiyiz. Ama İslam Konferansı Örgütü toplantılarında bile sadece Müslümanları değil, bölgemizdeki herkesi, Hıristiyanları, Yahudileri de temsil ediyoruz. Bu örgüt bile sadece Müslüman vatandaşları temsil etmek için kurulmuş değil.

Namaz özel konu

* Biraz kişisel bir soru, isterseniz cevap vermeyebilirsiniz. Siz günde beş vakit namaz kılıyor musunuz?
Bu özel bir konu ve öyle de kalsın.

Kitaplıktaki tek Türkçe kitap

Beşar Esad’ı beklerken, salonun duvarındaki kitaplara göz gezdiriyorum.
Bir bölümü İngilizce ve Fransızca.
Çoğu Arapça.
Bize bu buluşmada çok büyük yardımları olan gazeteci Hüsnü Mahalli bana Arapça kitapların isimlerini çeviriyor.
Çok sayıda tıp kitabı var. “Kendisi doktor olduğu için tıbba meraklı” diyor.
Aklıma, hastane yönetimi kitaplarına meraklı Turgut Özal geliyor.
Bunun dışında Amerika Birleşik Devletleri ile ilgili çok sayıda kitap vardı. Mesela “Kongre’yi Kim Satın Alabilir” adlı bir kitap. “Amerikan Terörü Teröriste Karşı” adlı başka bir kitap.
“Amerikayı İçten Görmek” “Amerikan Başkanı’na Açık Mektup” adlı başka kitaplar.
Bu arada Chomsky’nin “Secrets, lies and democratie” adlı kitabı dikkatimi çekiyor.
Kitaplardan, Esad’ın kendisi için en büyük tehdit olarak gördüğü ABD’yi iyi tanımak istediği sonucu çıkarılabilir.
Kitaplıkta bir de Türkçe kitap var. Banu Avar’ın “Hangi Avrupa” adlı kitabının oraya nasıl girdiğini sormaya vakit kalmadı.

Tanıştık, çıktık sonra evlendik

Mehmet Ali Birand’la, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı beklerken, yardımcılarından biri heyecanla geliyor ve “Sayın Başkan geliyor” diyor. Mülakatı yapacağımız salondan çıkıp koridora geçiyoruz ve daha küçük bir salonun kapısında bekliyoruz.
Biraz sonra Beşar Esad geliyor ve sıcak bir hareketle ellerimizi sıkıyor.
Mülakattan önce bizimle biraz sohbet ediyor. Eşini de görmek istediğimizi söylüyoruz.
“O da çok sevinirdi ama şu anda burada değil. Aşağıda rezidansta ve şu sıralarda Halep’e gitmek üzere çıkıyor olmalı” diyor.
Eşi Esma Esad’ın Türkiye’de çok merak edildiğini söylüyoruz. Ben merak ettiğim bir şeyi soruyorum.

Acaba eşiyle nasıl evlenmiş? Görücü usulü mü, yoksa tanışarak mı?

“Tanışarak evlendik. Yeğenim arkadaşının kız kardeşiydi. Tanıştık. Buluşmaya başladık. Birlikte çıkıyorduk. Sonra evlenmeye karar verdik” diyor.
Evlilikleri ile ilgili en ilginç olaysa şu:
Evleneceklerini Beşar Esad’ın babası Hafız Esad’a o sabah söylemişler.
Esad ailesinin birkaç ferdi ile Esma Esad’ın ailesinin bazı üyeleri bir araya gelip konuşmuşlar, öğleden sonra da gidip evlenmişler.
Beşar Esad bize babası döneminde yapılan sarayı gezdiriyor.
Niye burada oturmuyorsunuz diye sorduğumuzda şu cevabı veriyor:
“Burayı Suudi bir şirket olan Öger yapmış. Büyük ve şaşaalı salonlar, daha çok Suudi mimari anlayışını yansıtıyor.”
Bu sözlerden, sarayın mimarisini ve dekorasyonunu pek sevmediğini anlıyoruz.
Aşağıda şehrin merkezinde bir rezidansta yaşıyorlar.
Komşularının bir bölümünü tanıyorlar.
Eşiyle sık sık sokağa çıkıyormuş.
Daha çok halk lokantalarına gidiyorlarmış.

Arap Mağrip Birliği - Arap Magrip Birliği - Kuzey Afrika Pan-Arap Ekonomik ve Siyasi Birlikteliği

Magrip Birliği nedir, amacı ve çalışmaları nelerdir.

Magrip ülkeleri tarafından 1989 yılında kurulan, Kuzey Afrika'nin birlikte hareket etmesini amaçlayan ekonomik ve ve siyasi birliktir. Merkezi Fas'ın başkenti Rabat'tadır.

Birliğin kuruluş fikri Fas ve Tunus'un 1956'da bagımsızlıklarını kazanmalarıyla birlikte ortaya çıktı. Düşünce surekli tartışıldı fakat hayata geçirilmesi 30 yil sürdü. 1989 yılında Libya, Cezayir, Fas, Tunus ve Moritanya tarafından imzalanan anlaşma ile birlik resmen kurulmuş oldu.

Genel Sekterler üye ülkelerden sırayla donüşümlü olarak seçilmektedir.

Üye Ülkeler
Libya
Tunus
Cezayir
Fas
Moritanya

Birlik Amblemi

Web Sitesi: www.maghrebarabe.org

Mısır Konsolosluğu İstanbul - Mısır İstanbul Konsolosluğu - İstanbul'daki Mısır Konsolosluk Adres ve Telefon Numaraları

Mısır Arap Cumhuriyeti'nin İstanbul'da bulunan Konsolosluğu'na ait; Vizeler, evlilik, eğitim ve benzeri her türlü Konsolosluk işlemleri için iletişim bilgileri.

Adresi : Konaklar Mah. Akasyalı sokak, No: 26 4.Levent/ İstanbul
Telefonu: (212) 324 21 60 - 324 21 33
Faks: (212) 324 22 04
Email adresi : ecg_istanbul@yahoo.com
Çalışma Saatleri : Pazartesi-Cuma 10:00 - 16:00 arası.

Ticaret Bölümü
Adresi: Nizpetiye Cad. Seyran Apt. No.15 Kat.3 Daire.B Etiler/İstanbul
Telefon: 0212 - 351 02 33-34


Diğer Sayfalar:
Mısır Büyükelçiliği

Ankara'daki Konsolosluk Bölümü

Mısır Konsolosluğu Ankara - Mısır Ankara Konsolosluk Adresi

Mısır Arap Cumhuriyeti'nin Ankara'daki Vize ve diger Konsolosluk işlemleri için Konsolosluk Bölümü'nün iletişim bilgileri.

Adresi : Atatürk Bulvarı. 126, 06680 Kavaklıdere, Ankara
Telefonu: 0312 426 10 26 - 468 22 40 - 426 61 32
Faks: 0312 427 00 99
Eposta adresleri : egyembassyankara@yahoo.com veya eg.emb_ankara@mfa.gov.eg
Çalışma Saatleri : Pazartesi-Cuma 09:00 - 12:00 ve 13:30 - 16:00 arası.

Diger Sayfalar:
Mısır Büyükelçiliği
İstanbul'daki Mısır Konsolosluğu

Mısır Büyükelçiliği - Mısır Turkiye Büyükelçiliği - Mısır Büyükelçilik Adres ve Telefonları

Mısır Arap Cumhuriyeti'nin Ankara'da bulunan Büyükelçiliğinin iletişim bilgileri.

Adresi : Atatürk Bulvarı. 126, 06680 Kavaklıdere, Ankara
Telefonu: 0312 426 10 26 - 468 22 40 - 426 61 32
Faks: 0312 427 00 99
Email adresi : egyembassyankara@yahoo.com veya eg.emb_ankara@mfa.gov.eg
Çalışma Saatleri : Pazartesi-Cuma 09:00 - 16:00 arası.


Diğer Sayfalar:
İstanbul'daki Mısır Konsolosluğu
Ankara'daki Konsolosluk Bölümü

Ahmet Davutoğlu'nun 132. Arap Ligi Olağan Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısın'da Yaptığı Konuşma

132. Arap Ligi Olağan Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı, Eylül 2009, Kahire

Sayın Genel Sekreter,
Değerli Bakanlar,

Sözlerime, bu yıl da idrak etme mutluluğunu yaşadığımız mübarek Ramazan’ın İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlı olması temennisiyle ve bu önemli toplantının başında sizlere hitap etme fırsatını verdiğiniz için teşekkür ederek başlamak isterim.

Bugün uzun ve ortak tarihimize dayanan Türk-Arap kardeşliği mesajıyla aranızda bulunmaktayım. Türkiye ile Arap dünyası arasındaki her alandaki ilişkiler son yıllarda yeni bir ivme ve canlılık kazanmıştır. Bu, Türkiye tarafında Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ile Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yönlendirici oldukları stratejik seçeneğimizin doğal sonucudur.

Aramızdaki ilişkilerin gelişmesinin somut ifadesi de Türkiye ile Arap Ligi arasında 2007 yılında imzalanan Çerçeve Anlaşması çerçevesinde “Türk-Arap İşbirliği Forumu”nun tesisiyle ortaya çıkmıştır. İşbirliği Forumu’nu ilişkilerimizin kurumsallaştırılması ve düzenli istişare ve işbirliği ortamı sağlaması bakımından çok önemli addediyoruz. Bu mekanizma çerçevesinde 11 Ekim 2008 tarihinde İstanbul’da ev sahipliği yaptığımız Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ikincisinin önümüzdeki haftalarda gerçekleştirilmesini bekliyoruz.

Bu vesileyle, Arap Ligi’nin Ankara’da bir temsilcilik açması sürecinin de en kısa zamanda tamamlanmasını arzu ettiğimizi belirtmek isterim.

Sayın Genel Sekreter,
Değerli Bakanlar,

Orta Doğu’daki gelişmeler Türkiye’yi yakından ilgilendirmektedir. Sadece bölge halklarıyla olan tarihi, kültürel ve sosyal yakınlığımız değil, bu gelişmelerin Türkiye’ye olan doğrudan veya dolaylı etkileri de bizi bölge meselelerine odaklanmaya mecbur kılmaktadır. Bu çerçevede, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesis edilmesi dış politikamızın öncelikli hedeflerinden birini oluşturmaktadır.

Türkiye, Orta Doğu’da refah ve işbirliğinin hüküm sürmesini arzu etmektedir. Çok boyutlu, ön alıcı, yapıcı ve geleceğe dönük politikalarımızla hem yakın bölgemizde hem de daha geniş çevresinde güvenlik, istikrar ve refahın gelişimine ve kültürel kalkınma sürecine katkı sağlamak için çaba göstermekteyiz. Ortak risk ve tehditlerden karşılıklı çıkar ve yarara dayalı işbirliği zeminleri yaratmak ve böylece bölgeyi çatışma ve buhranların kısır döngüsünden çıkarıp istikrar ve refah alanına dönüştürmenin tüm bölge ülkelerinin ortak amacı olması gerektiğine inanıyorum.

Türk dış politikasının temel hareket noktası, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün belirlediği “yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesidir.

Türkiye’nin bu ilke doğrultusunda şekillenen dış politika vizyonunu şu şekilde özetleyebilirim:

i) Tüm ülkelerin, halkların ve bireylerin güvenlik içinde yaşamaya hakkı çerçevesinde “herkes için güvenlik”.

ii) Güç kullanımı ve gerginliği tırmandırıcı uygulamalardan kaçınılarak, sorun ve ihtilafların “siyasi diyalog” yoluyla çözülmesi.

iii) Bölge ülkeleri arasında her ülkenin ve halkların karşılıklı yararına olacak şekilde “karşılıklı ekonomik bağımlılık”yaratılması.

Ülkemiz, bölgedeki krizlerle ilgili olarak, bu vizyon dahilinde üç ana stratejik eksende hareket etmektedir:

i) Bunlardan ilki, ön alıcı tedbirlerle krizlerin çıkmasını engellemektir. Bu çerçevede değişik dönemlerde muhtelif ülkeler arasında yaptığımız girişimler bulunmaktadır.

ii) Alınan tüm tedbirlere rağmen bir krizin yaşanmasının önüne geçilemediği takdirde, bu krizin sona erdirilmesine katkıda bulunmak stratejimizin ikinci eksenini oluşturmaktadır. Türkiye’nin Gazze savaşı esnasında da aktif diplomasi takip ederek, krizin sona erdirilmesine yönelik çabalarını buna örnek olarak gösterebilirim.

iii) Stratejimizin üçüncü ana ekseni ise, bölgede genel çerçeve içinde düzen, istikrar ve refahı temin edici misyonlar üstlenmektir. Suriye ile İsrail arasındaki dolaylı görüşmelerdeki rolümüzü bu boyuttaki katkılarımıza örnek gösterebilirim. Bu vesileyle, Suriye’ye bu süreçte sergilediği yapıcı ve olgun tavırdan dolayı bir kez daha teşekkür etmek isterim.

Diğer taraftan, Arap Ligi ve Körfez İşbirliği Konseyi’yle tesis ettiğimiz kurumsal ve stratejik işbirliği, İslam Konferansı Örgütü’ndeki konumumuz, Afrika Birliği’ndeki gözlemci statümüz, ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğimizi de uluslararası örgütler eliyle küresel ve bölgesel barışa yapabileceğimiz katkıların en bariz örneklerini teşkil etmektedir.

Sayın Genel Sekreter,
Değerli kardeşlerim,

Orta Doğu bölgesinde tek bir olayın, tek bir ülkenin bütün bölgenin dengelerinden ayrıştırılarak ele alınması gerçekçi değildir. Bölgede yaşanan olaylar, son derece dinamik, uluslararası ilişkilerin belli başlı bütün aktörlerinin aktif şekilde rol aldığı ve her gelişmenin başka bir gelişmeyi tetiklediği veya etkilediği bir atmosferde cereyan etmektedir. Örneğin, Lübnan’daki gelişmeler Irak’ı, Irak’taki olaylar İran’ı, İran’da cereyan edenler Orta Doğu Barış Süreci’ni doğrudan etkileyebilmektedir. İşte bu nedenledir ki, Türkiye kapsamlı ve bütün bölge açısından bütünlük arzeden bir politika izlemektedir.

Filistin davası, Türkiye’nin de davasıdır. Bu sorun, iki devletli çözüm temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve yaşayabilir bir Filistin devletinin kurulmasıyla çözülmeli ve Filistinli kardeşlerimiz on yıllardır özlemini çektikleri devletlerine kavuşmalıdır.

Bu meselede artık son aşamaya geçilmelidir. Geçici sınırlar, geçici tedbirler, sınırlı egemenlik gibi kavram ve yaklaşımlar kabul edilebilir değildir. 1967 sınırları içinde Filistin devleti biran önce kurulmalıdır. Bizlerin yanısıra ABD, Avrupa Birliği, Rusya Federasyonu başta olmak üzere uluslar arası camianın bu yönde yapıcı politikalar ortaya koyması ve kararlılık göstermesi bu amaca süratle ulaşılması bakımından elzemdir.

Barış sürecinin biran önce canlandırılması için öncelikle yerleşim faaliyetleri durdurulmalıdır. Ayrıca, dolaşım kısıtlamaları, Doğu Kudüs’teki istimlâkler, tahliyeler ve hepimizin şehri olan bu kutsal şehrin demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirecek uygulamalar da derhal durdurulmalı ve geri alınmalıdır.

Gazze Şeridi’nde yaşanan insanlık trajedisin yaraları hala sarılmamış, oradaki kardeşlerimizin acıları halen dindirilememiştir. Abluka kaldırılmalı, bölgenin yeniden imarına daha fazla vakit kaybedilmeden başlanmalıdır. Bu trajediye seyirci kalınmaması sadece Filistinli kardeşlerimize değil, insanlığa karşı da borcumuzdur.

Filistin halkına ve Filistin davasına zarar veren Filistinliler arasındaki bölünmüşlüğün giderilmesi ve tüm Filistinlilerin temel hedef etrafında birleşmeleri de öncelikli konudur. Bu yöndeki çabaların başarılı olması için elimizden geleni esirgememeliyiz. Bu vesileyle, bölgede barış ve istikrar çabalarının başlıca aktörlerinden olan Mısır’a bu konuda da yaptığı katkılardan ötürü teşekkür etmek isterim.

Dost ve kardeş Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin iyi olmasına özellikle önem atfediyoruz. Bunu, bölge barış ve istikrarı ile başta Filistin davası olmak üzere pek çok ortak çıkar konusunda arzu edilen amaca ulaşılması bakımından da elzem görüyoruz. Ülkeler arasında zaman zaman ortaya çıkabilecek hassasiyetler, yanlış anlamalar ve ihtilafların karşılıklı iyi niyet ve diyalogla çözülebileceğine inanıyorum.

Lübnan’ın istikrarı tüm bölgeyi ilgilendirmektedir. Lübnan’da en yakın zamanda, ülkedeki tüm kesimleri kucaklayan bir hükümet kurulması çalışmaları çerçevesinde Cumhurbaşkanı Sleiman’a bir liste sunulmuş olmasından memnuniyet duyuyoruz. Bu sürecin başarıya ulaşmasını temenni ediyoruz.

Irak’taki duruma gelince; Irak'ta vuku bulan saldırılar, güvenlik alanında elde edilen kazanımların siyasi adımlarla desteklenmediği müddetçe Irak'taki güvenlik durumunun kırılganlığını muhafaza edeceğini bizlere bir kez daha maalesef açıkça göstermiştir. Türkiye, Irak Hükümetinin, Irak'ta istikrar, güvenlik ve milli uzlaşıyı hâkim kılma çabalarına destek vermeye devam edecektir. Bu çerçevede Türkiye, Iraklı tüm siyasal grupları, sorunlarını siyasi diyalog ve milli mutabakat ruhu içinde çözmeleri için teşvik etmektedir. Sayın Başbakanımızın ve Sayın Cumhurbaşkanımızın ziyaretlerinin ardından ben de geçtiğimiz ay içinde Irak'ı iki kez ziyaret ettim. Bu ziyaretlerimiz sırasında, Irak makamlarıyla Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi çerçevesinde gerçekleştirilebilecek işbirliği projelerini ele aldık. Uluslararası toplumun da bu tür işbirliği mekanizmalarını hayata geçirerek, Irak'ta tesis edilmesine çalışılan güvenlik ve barış ortamına gerçek anlamda destek vermesi gerektiğine inanmaktayız.

Körfez’in güvenliği de Türkiye için temel önemdeki konulardan biridir. Bu bölgede de ilişkilerin egemenlik, bağımsızlık ve toprak bütünlüğüne saygı ve içişlerine karışmama ilkesi temelinde sürdürülmesine hassasiyetle önem atfediyoruz. Türkiye, bu amaçla 2008 yılında Körfez İşbirliği Konseyi’yle Stratejik Diyalog mekanizması tesis ederek, KİK’le işbirliğini kurumsal düzeye taşımıştır. Bu mekanizmanın Dışişleri Bakanları seviyesindeki ilk toplantısına Temmuz 2009’da İstanbul’da ev sahipliği yapmaktan ve geleceğe yönelik köklü bir temel atmış olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.

Yemen’de bir süredir devam etmekte olan ve ülkenin siyasi istikrarını hedef alan gelişmeleri ise kaygı ve üzüntüyle izlemekteyiz. Türkiye köklü tarihi ilişkilere sahip olduğu Yemen’e ve Yemen halkına beslediği dostluk ve dayanışma duygularıyla, bu ülkeye destek olmaya devam edecektir.

Yine köklü tarihi ilişkilere sahip olduğumuz Magrep ülkeleriyle de ilişkilerimizin özellikle son dönemde her alanda daha da gelişiyor olmasından mutluluk duymaktayız. Magrep ülkeleriyle de ilişkilerimizi ortak vizyon çerçevesinde daha da ileri taşıyacağız.

Sayın Genel Sekreter,
Değerli Bakanlar,

Türkiye ile dost ve kardeş Arap dünyası arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmesinden memnuniyet duymaktayız. Nitekim Türkiye ile Arap Ligi üyesi ülkeler arasında 2002 yılında 8,5 milyar Dolar seviyesinde bulunan ticaret hacmi, 2008 yılında neredeyse beş katlık artışla 37 milyar Dolar’a ulaşmıştır. Küresel mali krizin olumsuz etkilerine rağmen, bu yılın ilk dört aylık döneminde ticaret hacmimiz 9 milyar Doları aşmıştır. Bu rakam geçen yılın aynı döneminde 10 milyar Dolar seviyesindeydi.

Türk müteahhitlik firmalarının Arap ülkelerinde 2008 yılında üstlendikleri projelerin değeri 10 milyar Dolar’a ulaşmıştır. 70 farklı ülkede 130 milyar Dolar değerinde 5.000 projeyi başarıyla gerçekleştiren müteahhitlerimiz, her türlü altyapı projesini üstlenmeye hazırdır. Bu çerçevede, Arap ülkelerini ve özellikle Körfez ve Ortadoğu ülkelerini Avrupa, Orta Asya ve Kafkaslara bağlayacak bölgesel ulaşım ağlarının geliştirilmesine de özel önem atfettiğimizi vurgulamak istiyorum.

Küresel mali ve ekonomik kriz, risklerin yanısıra birçok fırsatı da beraberinde getirmiştir. Arap ülkelerinden daha fazla sayıda işadamının, uluslararası piyasalardaki tüm olumsuz gelişmelere rağmen makroekonomik istikrarını devam ettirebilen Türkiye’nin sunduğu yatırım fırsatlarını değerlendirmesini bekliyoruz. İşadamları arasında ortak işbirliği projeleri geliştirmek amacıyla başlatılacak girişimlere destek olmaya hazır olduğumuzun özellikle altını çizmek istiyorum.

Ekonomik açıdan ülkelerimizin birbirine daha da yakınlaşması, siyasi anlayış, güven ve istikrarı da beraberinde getirecektir.

Sayın Genel Sekreter,
Saygıdeğer Bakanlar,

Konuşmamı şu hususlara vurgu yaparak nihayetlendirmek istiyorum:

Komşularıyla sıfır sorun politikası izleyen Türkiye, yakın çevresinin kriz üreten bir coğrafya olmaktan kurtarılmasını arzulamakta, bu anlayışla da bölgesinde kalıcı düzenin tesisine evveliyatla önem vermektedir.

Bu bağlamda Türkiye’nin izlediği çok boyutlu, pro-aktif, yapıcı ve geleceğe dönük politikalarla güvenlik, refah ve istikrarın gelişimine katkıda bulunmayı hedeflerken, bunu hiçbir ülkeyle rekabet anlayışıyla yapmadığının özellikle altını çizmek isterim. Çalışmalarımız, katkı yapabileceğimiz, faydalı olabileceğimiz hallerde Türk atasözündeki gibi “çorbada bir tuzumuzun” olması amacına matuftur.

Bu anlamda, Arap Ligi ve tüm dost ve kardeş Arap ülkeleriyle işbirliğine ve birlikte çalışmaya sonuna kadar açık olduğumuzu vurgulamak isterim.

Bu vesileyle, bana bu çok önemli toplantıda sizlerle düşüncelerimi paylaşma imkânı verdiğiniz için tekrar teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Suriye'de Sigara Yasağı - Suriyeliler Sigara ve Nargile Içemeyecek

Suriye'de de sigara içme yasağı var mı? işte cevabı

Türkiye'de bir süre önce başlayan “dumansız hava sahası” uygulaması Suriye'de de başladı. Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad tarafından imzalanan kararname, kahvehane, kulüp, lokanta, okul ve toplu taşıma aracı gibi kamuya açık yerlerde tütün ürünleri tüketimini yasaklıyor ve yasağa uymayana yaklaşık 70 TL'lik para cezası verilmesini öngörüyor. Resmi haber ajansı SANA'nın haberine göre, dünden itibaren yürürlüğe giren kararname kapsamında, sigara ile birlikte yerli halkın yanı sıra turistlerin de büyük ilgi gösterdiği nargile ve benzeri tütün tüketim malzemelerinin kullanımı yer alıyor.

Haber tarihi: 12 Ekim 2009, Pazartesi

Katar liginde hakem skandalı - Sahaya işeyen Hakem

Katar Ligi'nde oynanan Al Gharrafa-Al Khor maçında, bir korner pozisyonu sırasında maçı yöneten hakem sahaya 'küçük tuvaletini' yaptı.

Tuvaletini yaparken kameralar tarafından saniye saniye görüntülenen hakem, daha sonra maçı kaldığı yerden yönetmeye devam etti.

Maçtan sonra herkesten ozür dileyen hakem, çok sıkışmıştım artık tutacak gücüm kalmamıştı dedi.

işte hakemin tuvalet anı videosu (Youtube yasağı olan bir ülkedeyseniz malesef izleyemezsiniz)

Katar Milli Takımı Hakkında Bilgiler

Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi - Suudi Arabistan'ın En İyi Üniversitesi

Suudi Arabistan'daki Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi resmen açılıyor.

23 Eylül 2009

Dünyanın en güçlü bilgisayarlarına ve bilim adamlarına sahip üniversitede, en seçkin doktora öğrencileri okuyacak.
Üniversitede kadınların kampusta araba kullanabilmesi ve abaya ile ‘örtünmeden’ dolaşabilmesi olacak.

Üniversite’nin resmi amacı Suudi krallığını bilimsel ve teknolojik araştırmalarda küresel sıralamanın zirvesine taşımak. Gerçekten de milyarlarca dolara mal olan üniversite dünyanın en hızlı süperbilgisayarlarına sahip. En üst düzey bilim adamlarından oluşan bir ekip, en seçme lisansüstü öğrencilere, en gelişmiş bilimsel laboratuvarlarda eğitim verecek.

İşte Kral Abdullah Üniversitesi'nin özelliklerinden bazıları
Tüm dersler İngilizce.
Sadece iki yılda, 36 kilometrekarelik alana inşa edilen yüksek teknolojiye sahip dev modern binalardan oluşuyor.
En üst düzey 71 profesör, 374 seçme lisansüstü öğrenciye eğitim verecek.
60 ayrı ülkeden gelen öğrencilerin yüzde 15’i kadın.
Suudi Arabistan çoğu maaş ve burslar için 10 milyar dolar bağışladı.
Profesörler masraflar ve vergiler hariç 90 bin dolar yıllık maaş alacak.
Öğrencilerin hepsi Suudi Arabistan dışında eğitim gördü.

Kız ve erkek öğrencilerin kampüste serbestçe dolaşabilmesi, aynı sınıflarda öğrenim görecek olması, kız öğrencilerin geleneksel Suudi giysisi abaya giymek zorunda olmamaları ve araba kullanabilmeleri bir ilk olacak. Fakat Üniversite dışında ise Suudi kuralları aynen geçerli. Dünyanın birçok ülkesinden gelecek kız öğrencilerin üniversite dışında araba kullanması ve abaya giymeden dolaşması yasak. Erkek öğrenciler ise kesinlikle karşı cinsten öğrencilerin kaldığı yurtlara da giremeyecek.

Arapulkeleri.com bu bilgilere Hürriyet Gazetesinden ulaştı.

Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti Listesi'ni görmek için tıklayın

Üniversitenin Web Sitesi (ingilizce ve arapca)

Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti

Üniversitenin Başkanı Singapurlu ünlü Profesör Shih Choon Fong.

Üniversite’nin Mütevelli Heyeti Başkanı ise Suudi Arabistan Petrol ve Madeni Kaynaklar Bakanı Ali Ibrahim Al-Naimi.

Heyet üyeleri: Prens Halid bin Abdullah bin Abdülaziz, Prens Abdülaziz bin Abdullah bin Abdülaziz, Prens Mansur bin Abdullah bin Abdülaziz, Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü CERN Genel Direktörü Profesör Rolf-Dieter Heuer,


İslami Kalkına Bankası Başkanı Dr. Ahmad Muhamed Ali, Vanguard Group Başkanı John J. Brennan, Saudi Aramco Başkanı Khalid Al-Falih, Schlumberger Limited CEO’su Andrew Gould, Abdullatif Jameel Grup Başkanı Mohammed Abdullatif Jameel, Olayan Finans Grup Başkanı Lubna S. Olayan, Suudi Arabistan Sağlık Bakanı Dr. Abdullah Al-Rabeeah, Priinceton Üniversitesi Başkanı Dr. Shirley M. Tilghman, Cornell Üniversitesi Başkanı Profesör Frank H.T. Rhodes, Etik Küreselleşme Girişimi Başkanı ve eski İrlanda Cumhurbaşkanı Mary Robinson, Kral Fahd Petrol ve Madencilik Üniversitesi Rektörü Dr. Khalid Al-Sultan, ABD Sağlık Kurumu eski başkanı Dr. Elias A. Zerhouni, Şangay Jiao Tong Üniversitesi Başkanı Profesör Jie Zhang, Yönetim Kurulu Başkanı William F. Stamm ve Singapur Ulusal Araştırma Vakfı Başkanı Dr. Tony Tan.

KAUST Üniversitesi hakkında bilgilere ulaşmak için tıklayın

Suriyeli bolgcuya hapis cezası - Suriye'de internet mahkumu genç

Suriye'de bir kişi, internetteki kişisel günlüğüne yazdığı yazılar nedeniyle 3 yıl hapse mahkum edildi.

Suriye Ulusal İnsan Hakları Örgütü'nün bugün yaptığı açıklamaya göre, internetteki günlüğüne sık sık ülkedeki yolsuzluklar hakkında yazılar yazan Karim Antoine Arbaji (31), dün yapılan duruşmada, "ulusun moralini zayıflatan yanlış haberler yaymak" suçundan 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Örgüt, yazıları nedeniyle sık sık ifade vermeye çağrılan Arbaji'nin, 2007'de tutuklandığını belirtti.

Suriye Ulusal İnsan Hakları Örgütü, açıklamasında ayrıca Suriye hükümetini siyasi mahpusları serbest bırakmaya çağırdı.

Kaynak: Dunya Haberleri

Suriyeli Sinema Oyuncuları - Suriye'li Film Yıldızları - Suriyeli Tiyatrocular - Arap Artisler ve Televizyon Starları

Muna Wassef, منى واصف, Şam doğumlu, Arap Dünyası'nın en cok kazanan sinema sanatçılarındandir. Efsane bir isimdir. Birleşmiş Milletler Barış Elcisi'dir. Flm.bz: Speaking Border, Seraa Ala El Remal, People of Love, Jawaher, Bukra Ahla, (1 Şubat 1942)

Yasser Azmeh, ياسر العظمة, Arap televizyonlarının en uzun süreli ve en çok izlenen komedi dizisi Maraya'nın (Aynalar) başrol oyuncusu.

Hasan Mesut (Ghassan Massoud), غسّان مسعود, hem yapimcisi hem de oyuncudur. Cennetin Krallığı (Kingdom of Heaven) filminde Müslüman orduların kumandanı Selahattin Eyyubi'yi oynadı. Ayrıca, Kurtlar Vadisi Irak ve Karayip Korsanlarında'da onemli roller aldı. (1958)

Duraid Lahham, دريد لحام, Suriye'nin en meşhur aktörü ve en büyük film yıldızı. Film.Bz: Al-Sadeeqan, Al-Maziqoun, Samak Bala Hasak. Sam, 1934.

Ferit El Atraş, ريد الأطرش, Hem sinema hem de müzik dünyasının efsane isimlerdendir. Genelde Mısırlı olarak bilinir. Fil.bz: Maleesh Gheirak, Ahdil Hawa, Zaman Ya Hob. (Suwayda 1915 - 1974)

Jerry Seinfeld, ABD'li Komedyen. Anne tarafı Suriye'den.

Kaynak: unluinsanlar.com

Hasan Mesud
Suriyeli Şarkıcılar ve Müzisyenler

Suriyeli Şarkıcılar - Suriye'li Müzisyenler - Suriyeli Ses Sanatçıları ve Pop Yıldızları

Asala, 1990'lardan itibaren ulkenin en büyük pop şarkıcılarından birisidir. Şam, 1969
Ferit El Atraş, ريد الأطرش, Ud virtiözü (ut çalgıcısı) , bestekar ve sinema oyuncusu. Arap müziğinin en önemli isimlerinden. Suwayda 1915 - 1974
Esmahan (Asmahan), أسمهان, Ferit El Atraş'ın kızkardeşi. 20. Yüzyıl Arap müziginin en onemli kadın sanatçılarındandır. Genç yaşta trafik kazasında öld. (1918-1944)
Abed Azrie, عابد عازرية, Kendine ait bir tarzda Arap klasik müziği icra etmektedir. Calışmaları pek çok filmde kullanıldı. (1945)
Sabah Fakhri, صباح فخري, Geleneksel halk müziği sanatçısı. Geleneksel Arap müziginin en önemli isimlerindendir. Halep, 1933. Bu liste unluinsanlar.com tarafindan hazirlandi.
George Wassouf, Sihirli sesiyle un yapmış, altin yetenek diye adlandırılan şarkıcı. Ailesiyle Lübnana göç etmiştir. Kafroun, 1961
Rouwaida Attieh, Arap Superstar yarışmasında tanındı ve en cok dinlenen pop yıldızları arasına girdi. Homs, 1 Temmuz 1982
Lena Chamamyan, لينا شماميان. Ermeni kökenli caz ve pop şarkıcısı. Oryantal müzik ile cazı karıştırdı.
Paula Abdul, AB'Dli pop şarkıcısı, Babası Suriye'de doğmuştur.

Kaynak: unluinsanlar.com

Asala

Suriye Milli Takımı - Suriye'nin Fulboldaki Başarıları - Suriye Milli Futbol Takımı

Suriye'de futbol her yıl biraz daha fazla sevilmekte ve gelişmektedir. Fakat hala Asya'nın en zayıf ulusal takımlardandır.

Futbol Federasyonu 1936'da kuruldu.

Evindeki maçları bazen Baskent Şam'daki 45.000 kapasiteli Abbasiyyin Stadium'da, bazen de 2007'de Al-Ittihad ile Fenerbahçe'nin açılışını yaptıgı Halep'deki 75.000 kişilik Halep Uluslararası Stadyum'unda oynuyor.

Dünya Kupalarında Suriye
Hiç Katılamadı

Asya Kupası (AFC Asian Cup)
4 Kez Katıldı, 1. Turlarda Elendi

İlk resmi maçı
20 Kasim 1946'da Ankara'da Türkiye ile oynadı ve 7- 0 yenildi

En farklı galibiyetleri
Suriye 12 - 0 Maldivler (1997)
Suriye 12 - 0 Maldivler (5 gun sonra, 1997)
Suriye 12 - 0 Filipinler (2001)

En farklı yenilgileri
Yunanistan 8-0 Suriye (1949)
Mısır 8-0 Suriye (1951)

Kaddafi 40 Yıllık Liderliğini Kutluyor - Libya lideri Muammer Kaddafi'nin İlginç Yönleri - Kaddafi Neler Yapıyor

Kaddafi, 1 Eylülde, iktidara gelişinin 40. yılını kutlayacak. Böylelikle bir rekora da imza atmış olacak. Çünkü o, Gabon Devlet Başkanı Ömer Bongo'nun haziranda ölümünden bu yana artık "Afrika devletlerinin liderlerinin duayeni" oldu.

Kendisi için "Bir çobanın oğluyum" diyor
Kendi anlatımıyla 1942'de Sirte'de bir Bedevi çadırında dünyaya gelen Kaddafi, Gaddafa aşiretine mensup bir çobanın oğluydu. 1965'te orduya katılmadan önce dini eğitim aldı. 1 Eylül 1969'da tek bir damla kan dökülmeden darbe yapıp yaşlı Kral İdris'i devirdiğinde 27 yaşındaydı.

"Münasebetsiz ve önceden kestirilemez"
1977'de halkın seçilmiş halk komiteleriyle yönetime katıldığı "kitlelerin devleti" olarak tanımladığı "cemahiriye"yi ilan etti. Kendisini de "devrim rehberi" ilan eden Kaddafi'nin yetkisi aynen kaldı. Kaddafi'nin yaşam tarzı, geleneksel kıyafetleri, az nüfuslu bu zengin petrol ülkesini idare ediş biçimine Batılılar kadar Araplar da pek sıcak yaklaşmadı, siyaseti "münasebetsiz ve önceden kestirilemez" olarak algılandı

Korumalarını bakireler arasından seçiyor
Konuklarını çadırda ağırlamayı seven Kaddafi'nin kadın hayranları da çok. Genellikle "amazonlarım" dediği asker kıyafetli kadınların çevrelediği Kaddafi, başta deve sütüyle olmak üzere basit bir beslenme tarzına sahip. Yaygın iddiaya göre, bu özel korumalarının "bakire" olmaları şartı aranıyor.

Suudi Kralı'nın yüzüne sigara dumanı üflemişti
Teatral bir kişiliğe sahip olan Albay, 1988'deki bir Arap zirvesinde, sağ eline giydiği beyaz eldivenini, "Böylece kanlı elleri sıkmaktan kurtulduğunu" söyleyerek açıklamıştı. Bir sonraki zirvede de eski Suudi Arabistan Kralı Fahd'ın yanında bir sigara yakıp dumanını da her seferinde Krala üflemişti.

Seçimlerin bir "maskaralık" olduğunu açıkça söyleyen lider"
Yeşil Kitap"ı, "insanlık için tek çözüm" olarak gören Kaddafi, demokrasinin sandıklarla tesis edilemeyeceğini ve seçimlerin bir "maskaralık" olduğunu düşünüyor.
90'lı yıllarda uluslararası sahnede zayıflayan Kaddafi, Arap ortakları tarafından da hayal kırıklığına uğratılınca kara Afrika'ya yüzünü dönüp, bu kez de bir "Afrika Devletler Birliği" için çabalamaktan asla vazgeçmedi.

"Terörist devlet lideri" idi
Yıllar boyu "terörist devlet lideri" olan Kaddafi, Batı ile barışmaya karar verdi ve 2003'te bütün dünyaya sürpriz yaparak, gizli kitle imha silahları geliştirmekten vazgeçtiğini ilan etti. Sonra da Lockerbie saldırısıyla Nijer'de Fransız uçağına saldırıda ülkesinin rolünü kabul etti ve kurbanların ailelerine tazminat ödedi.

Haberin Kaynağı: www.hurriyetim.com.tr

Katar Milli Futbol Takımı - Katar Milli Takımı - Katar Futbolu

Katar'ta futbol 150'lerde yabancı petrol işçileri tarafından getirildi. Katar Futbol Federasyonu 1970 yılında kuruldu. Küçük bir ülke olmasına ragmen Asya'nın futbolda en çabuk ilerleyen ve kalitesi giderek artan ülkelerin başında gelmektedir.

Evindeki maçları genellikle Doha'daki 50.00 kişilik Khalifa International Stadium'da oynuyor.

Dünya Kupalarında Katar:
1930 - 1974 - Katılmadı
1978 - 2010 - Elemeleri Geçemedi

Ilk resmi maçı: 1970'de Bahreyn ile oynadı.

En farklı galibiyetleri:
Katar 8 - 0 Afganistan (1984) ve Katar 8 - 0 Lübnan (1985)

En farklı yenilgisi:
Kuveyt 9 - 0 Katar (1973)

Katar Milli Takımı 2009
Katar Futbol Federastonu: Arapca/Ingilizce Web Sitesi

Filistin'de liselerde türban sorunu - Gazze Şeridi'nde okullarda baş örtüsü mecburiyeti

Liseli kızlar lacivert uzun pardösü giyip beyaz baş örtüsü takacaklar.

Filistin basınına ve haber ajanslarına konu olan uygulama için Hamas hükümeti Eğitim Bakanlığının yazılı bir talimatının olmadığı, okul yönetimlerinin bu yönde karar aldığı belirtildi.

Haberlere göre, dün yeni eğitim-öğretim yılının başladığı Gazze Şeridi'nde liselere giden kız öğrencilere, lacivert uzun pardösü giymek ve beyaz baş örtüsü takmak zorunda oldukları duyuruldu.

Beşir Er Reis Lisesinden bir kız öğrenci, arkadaşıyla birlikte kot pantolonla gittikleri okulda, hicap giymedikleri takdirde okuldan kovulmakla tehdit edildiklerini söyledi.

Gazze kentindeki bazı okulların giriş kapılarına yeni kıyafet zorunluluğuna ilişkin duyurular asıldığı da bildirildi. Bu duyurularda, özellikle kız öğrencilere hitaben, 2009-2010 eğitim-öğretim yılında kıyafet zorunluluğuna dikkat çekildi ve yeni üniformaların "lacivert hicap ve sadece beyaz baş örtüsü ile beyaz veya siyah ayakkabıdan" oluştuğu kaydedildi.

Devlet okullarında okuyan Hristiyan kız öğrencilerin de aynı şekilde giyinmeye ve başlarını kapatmaya zorlandıkları ifade ediliyor.
Gazze'deki Hristiyan toplumuna ait bir okulda ise Müslüman kız öğrencilerin başlarını örtmelerinin yasaklandığı bildiriliyor.

Hamas yönetiminin Eğitim Bakanlığı yetkilileri ise lise öğrencisi kızların örtünmeye zorlandıkları iddialarını yalanladı. Bakanlık sözcüsü Halid Radi, Bakanlığın böyle bir kararının bulunmadığını, iddiaların okul idarelerinin uygun kıyafetle gelmeyen bazı öğrenciyi cezalandırmalarından kaynaklanmış olabileceğini söyledi.

Gazze Şeridi'ndeki hükümete bağlı 383 okulda 250 bin civarında öğrenci eğitim görüyor. BM Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşunun okullarında ise 200 bin dolayında öğrenci var. Yardım Kuruluşunun okulları ilköğretim düzeyinde hizmet veriyor. Gazze'de bazı özel okullar da bulunuyor.

Kaynak: Hurriyet.com.tr

Libya Vize - Libya Vizesi Bilgileri - Libya Vize İşlemleri - Libya Vizesi Nasil Alınır

Libya vize istiyor mu. Libya'ya gitmek için vize almak gerekiyor mu.

Cevap: Evet

Müracatlar Nereye Yapılıyor: Ankara'daki Büyükelçilik (adres ve tel bilgileri) veya İstanbul'daki Konsolosluğa (adres & tel bilgileri)

Gerekli Belgeler:
Pasaport suresinin 6 aydan az olmamasi gerekiyor
Davetiye
Bir adet fotoğraf ve Pasaportun Arapça çevirisi.

Ayrica Tüm vize masrafları ve tasdik ücretlerinin Arap Türk Bankasına yatırılması gerekiyor

Ve Ayrica: Pasaportta İsrail’in ziyaret edildiğine dair bir mühür bulunmamalı (israil vizesi gibi)

Yukaridaki evraklar sürekli degişebilir. Başvuru yapmadan önce Konsolosluga gerekli evrakları son bir kez daha sormayı unutmayın.


Önemli Bilgiler (Asagidaki uyarilar T.C Trablusgarp Buyukelciligi Ticaret Müşavirliğinden alinmistir)

Libya, vize uygulamalarının zorluğu ve uzunluğu açısından belki de dünya ülkeleri arasında ilk sırada gelmektedir.
Turistik vizeler ancak bir Libya turizm acentası tarafından sağlanabilmektedir. Libya vatandaşlarının daveti ile de vize alınabilmektedir. Ankara’da ki Libya Büyükelçiliği ve İstanbul da ki Libya Konsolosluğu vize başvurularında bir miktar ücret tahsil etmektedirler. İşadamları da vize almakta zorluk çekmekte, bir turizm acentasından, bir Libya devlet kuruluşu veya firması ile Libya vatandaşlarından davet yapılması zorunlu tutulmaktadır.

Bu sıkı kurallar yanında bürokratik yavaşlıkta vize alınması sürecini oldukça zorlaştırmaktadır. Normal bir süreç bile 2-3 hafta alabilmektedir.

Acil durumlarda “alan vizesi” verilmekte, ancak bu vizede davet gerektirmekte ve vize havaalanında ülkeye girişte verilmektedir. Ancak Libya kuruluşları tarafından Libya’ya davet edilen ve “alan vizesi” verildiği belirtilen işadamı ve yolcuların bu durumu gelmeden önce mutlaka THY Tripoli Ofisine bildirmeleri gerekmektedir.

2008 yılından itibaren Libya makamlarınca yürürlüğe konulan yeni uygulamaya göre, Libya’ya giriş yapan yapan yabancıların 1000 dolar karşılığı dövizi yanlarında bulundurmaları ve beyan etmeleri zorunluluğu getirilmiştir. Ayrıca pasaportlarda kimlik bilgilerinin Arapça çevirisinin bulunması zorunluluğu getirilmiştir.Yeni karara uygun davranmayanların Libya’ya girişi engellenmekte ve Hava yolu şirketine de ceza tahsil edilmektedir.

Libya Büyükelçiliği - Libya Büyükelçiliği Ankara - Libya Büyükelçiliğik adres ve Telefon Bilgileri

Libya Arap Halk Sosyalist Büyük Cemahiriyesi Turkiye Büyükelçiliği'nin iletişim bilgileri.

Adresi : Cinnah Cad. No: 60, 06690 Çankaya, Ankara
Telefonu : (312) 438 11 10 – 14
Faks: (312) 440 38 62
Çalışma Saatleri: 09:00 – 15:00
İlgili diğer sayfalar: İstanbul'daki Başkonsolosluğu , Vize Sayfası

Libya Konsolosluğu - Libya Konsolosluğu İstanbul - Libya Turkiye Başkonsolosluğu - Libya Konsolosluk email

Libya Arap Halk Sosyalist Büyük Cemahiriyesi'nin İstanbul'daki Başkonsolosluğu'un iletişim bilgileri. İş ve seyahat vizeleri, Evilik, eğitim vb her türlü Konsolosluk işlemleri için adres ve telefonları

Adresi : İnönü Cad., Miralay Şefik Bey Sok., No:3, Gümüşsuyu, İstanbul
Telefon: (212) 251 81 00
Faks: (212) 252 55 15
Email adresi: infolibya1@yahoo.com
Çalışma Saatleri: 08.30 – 15.00
İlgili diger sayfalar: Büyükelçilik Ankara , Vize ile ilgili Detaylar

Ramallah'daki dostluk maçı iptal edildi - Brezilya takımları Filistine gelmiyor

Brezilya'nın Corinthians ve Flamengo takımları Filistin'de yapacakları dostluk maçını iptal ettiler.

Flamengo kulübü sözcüsünün yerel gazetede çıkan demeçlerine göre, Filistin Ramallah kentinde 15 Eylül'de yapılması planlanan maç; biletleme, canlı yayın, stat ve ulaşımdaki teknik yetersizlikler gerekçe gösterilerek iptal edildi.

Cezayir Büyükelçiliği - Cezayir Türkiye Büyükelçiliği - Cezayir Büyükelçilik Bilgileri

Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti'nin Ankara'daki Büyükelçilik iletişim bilgileri. Vize, evlilik işlemleri, eğitim, iş, ticaret ve her türlü konuda soru ve başvurularınız için adresleri ve telefonları.

Adresi : Şehit Ersan Cad., No: 42, 06680 Çankaya, Ankara
Telefonu: (312) 468 7719 - 428 80 37
Faks: (312) 468 75 93
Eposta : cezayirbe@yahoo.fr
Çalışma Saatleri: Pazartesi– Perşembe 09:00 - 17:00, Cuma 09:00 - 16:00
Vize Bölümü: 10:00 - 12:00
Cezayir ile ilgili diger sayfalar burada - Tıklayın

Cezayir Konsolosluğu - Cezayir Başkonsolosluğu - Cezayir İstanbul Konsolosluğu - Cezayir Cumhuriyet Konsolosluk

Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti'nin İstanbul'daki Başkonsolosluğu'na ait iletişim bilgileri. Vizeler, evilik, eğitim vb her türlü Konsolosluk işlemleri için adresler ve telefon bilgileri.

Adresi: Gazeteciler Sitesi 23 Temmuz Meydanı No: 7, 34394 Şişli / İstanbul
Telefonu: (212) 356 95 16
Faks: (212) 356 95 15
Email adresi: istconsalg@yahoo.fr
Çalışma Saatleri: Pazartesi-Cuma: 09.00-17.00
Görev Bölgesi: Ankara hariç tüm Türkiye.
Cezayir ile ilgili diger sayfalar burada - Tıklayın

Filistin Vizesi - Filistin Vize - Filistin Vize Başvurusu - Filistin Vizesi Formu ve gereken evraklar

Filistin'e vize gerekiyor mu. Filistine vizesiz gitmek. Filistin vizesi işlemleri. Türk vatandaşlarının bu ülkeye gitmeden önce ne yapması gerekiyor.

Cevap: Filistin'e gitmek için İsrail vizesi alınması gerekiyor.

Peki bunu nereden alabilirim: İsrail Büyükelçiliği ve Konsoslosluğundan (adresi aşağıda)

Vize Formu ve istenen belgeler: Gerekli belgeleri ve Formu buraya tıklayarak Konsolosluk resmi sayfasından ulaşabilirsiniz. (Orada Bölümler başlığı altında vize detaylarını gorebilirsiniz)

Dikkat etmeniz gereken en onemli hususlar:
Pasaport müddeti en az 6 ay olmalıdır.
* Vize neticesi 5 iş günü içerisinde verilecektir.
* Eksik ve yanlış doldurulan başvuru formları kabul edilmemektedir.
* Müracatlar ve pasaportların geri dağıtımı hafta içi her gün 10:00 - 13:00 saatleri arasında yapılmaktadır. Bu saatlerin dışındaki başvurular kabul edilmemektedir

İsrail İstanbul Başkonsolosuğu
İsrail Büyükelçiliği, Ankara
Filistin Büyükelçiliği, Ankara


ONEMLI NOT: Bölge sürekli hareketli ve sıcak olayların yasandıgı bir yer oldugu icin giriş cıkışlar her zaman cok kolay olmuyor. O yüzden gitmeden önce Kudüs'deki Türk Konsoloslugu ile iletişime gecmenizi tavsiye ederim. Kudus Başkonoslugumuzun iletişim bilgileri icin Tıklayın

Arap Ülkeleri Döviz Kurları - Suudi Arabistan Riyali - Kuveyt Dinarı - Güncel Döviz Kurları - Katar Riyali - Dubai Parası - Riyal Kaç Lira

Aşağıdaki Kur Çevirici'den istediginiz Arap ülkesinin parasını Türk Lirasına veya başka bir paraya çevirip günlük kurları görebilirsiniz. Hesaplamak istediginiz tutarı 100 rakamını silerek değiştirebilirsiniz.

Listede para birimlerinin Ingilizcesi bulunuyor:

Bahreyn Dinarı - Bahraini Dinar (BHD)
Birleşik Arap Emirlikleri Dirhemi - U.A.E Dirham (AED)
Irak Dinarı - Iraqi Dinar (IQD)
Lübnan Poundu - Lebanese Pound (LBP)
Katar Riyali - Qatari Riyal (QAR)
Kuveyt Dinarı - Kuwaiti Dinar (KWD)
Mısır Poundu - Egyptian Pound (EGP)
Umman (Omman) Riyali - Omani Riyal (OMR)
Ürdün Dinarı - Jordanian Dinar (JOD)
Suudi Arabistan Riyali - Saudi Riyal (SAR)
Suriye Poundu - Syrian Pound (SYP)
Yemen Riyali - Yemeni Rial (YER)

Suudi kadınların recm korkusu - Arabistanlı kadınlar İngiltere'ye kaçıyor - Suudi Arabistan kadınlarına Batı eli

Gayrimeşru çocuk dünyaya getiren Suudi Prenses'e sığınma izni veren İngiltere, Suudi kadınlara umut ışığı oldu. 10 kadının daha 'recm korkusu' ile iltica talebinde bulunduğu açıklandı. İngiltere, bu talepleri değerlendiriyor. Evlilik dışı ilişkisinden çocuk dünyaya getiren Suudi Kraliyet Ailesi mensubu bir kadının İngiltere tarafından 'siyasi mülteci' statüsü verilmesinin ardından, 10 Suudi kadının daha recm (taşlanarak öldürülme) korkusuyla İngiltere'ye başvurduğu açıklandı.

The Independent gazetesine bilgi veren İngiliz bakanlar, 10 kadının mültecilik başvurusunu değerlendirmekte olduklarını belirtti. Kendisi de oldukça zengin bir aileden gelen Suudi Prenses, Müslüman olmayan sevgilisinden dünyaya getirdiği çocuğun ardından 'ülkeme dönersem beni taşlayarak öldürecekler' diyerek İngiltere'ye sığınma talebinde bulunmuş ve başvurusu kabul edilmişti. Ancak kadınların recm korkusu ile Suudi Arabistan'dan kaçmasına pek rastlanmıyordu. Kaynak: Ulusal basın

Türkiye Kudüs Konsolosluğu - Kudüs Türk Konsolosluğu - İsrail'deki Türk Konsoloslukları - Türk Konsolosluğu Kudüs

Türkiye Cumhuriyeti'nin Kudüs Başkonsolosluğu iletişim bilgileri. Ozellikle Filistine gitmek isteyen Türk vatandaşlarının seyahat öncesi mutlaka iletişime geçmelerini tavsiye etdiyorum.

Adresi: 87, Nablus Road, Sheikh Jerrah. Jerusalem, Israel
Telefon: +972 2 591 05 55 - +972 2 5910 556 - +972 2 5910 557
Faks: +972 2 582 02 14
Email adresi: turkcons.jerusalem@mfa.gov.tr
Çalışma Saatleri: Pazartesi - Cuma08:30 -17:30
Görev Çevresi : Kudüs, Batı Şeria ve Gazze Şeridi

Filistin Vizesi Hakkında Bilgiler için tıklayın

İsrail Konsolosluğu - İsrail İstanbul Başkonsolosuğu - İsrail Konsolosluk iletişim bilgileri

İsrail'nin İstanbul'daki Konsolosluk adres ve telefonları. Vize işlemleri (Filistin) ve her türlü konuda başvurularınız için.

Adresi: Büyükdere cad., Yapı Kredi Plaza C Blok, 7. Kat 80620 4. Levent, İstanbul
Telefon: (212) 317 65 00
Faks: (212) 317 65 55
Web Sayfası : Kons Sitesi
Görev Bölgesi: Aydın, Balıkesir, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Edirne, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Kocaeli, Manisa, Muğla, Sakarya, Tekirdağ.

İsrail Büyükelçiliği, Ankara - Filistin Vizesi Hakkında Bilgiler

İsrail Büyükelçiliği - İsrail'in Türkiye Büyükelçiliği - İsrail Büyükelçilik iletişim bilgileri

İsrail Devleti'nin Ankara'daki Büyükelçilik adres ve telefonları. Vize (Filistin vizeleri) ve her türlü konuda başvurularınız için.

Adresi: Mahatma Gandi Cad. 85, 06700 G.O.P., Ankara
Telefon: 0312-459 75 00
Konsolosluk Bölümü: 459 75 07
Faks: 0312-459 75 55
Konsolosluk Bölümü: 459 75 78

İsrail İstanbul Başkonsolosuğu
Filistin Vize Sayfası

Filistin Büyükelçiliği - Filistin Türkiye Büyükelçiliği - Filistin Büyükelçilik adres ve telefonları

Filistin Devleti'nin Ankara'daki Büyükelçilik iletişim bilgileri. Vizeler hariç (israil konsoloslugu veriyor) her türlü konuda soru ve başvurularınız için.

Adres : Filistin Sok, No:45 G.O.P. 06700, Ankara
Telefon: 0312 - 436 08 23, 447 02 44,
Faks: 0312 - 437 78 01
Email adresi: embapaltr@hotmail.com
Çalışma Saatleri: 08:30-15:00
Web sitesi: Elçilik Sayfası

Vize Bilgileri
İsrail Büyükelçiliği, Ankara
İsrail İstanbul Başkonsolosuğu

Ankara Üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatı - Bu bölüm hakkında bilgiler - AÜ Arap Dili ve Edebiyatı dersler ve Öğretim Elemanları

AÜ Arap Dili ve E. Anabilim Dalı

Atatürk' ün direktifleriyle yürütülen çalışmalar sonucunda 14 Haziran 1935'te çıkar ılan 2795 sayılı Kanunla kurulan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin kurulusu sırasında Arapça, dil ve edebiyatıyla "Canlı Diller" arasında bağımsız bir birim olarak yer almıştır.

Anabilim Dal ındaki 4 yıllık lisans ö ğr etimi programı Cahiliyye döneminden günümüze kadar olan dönemdeki şiir ve nesir örneklerini ele almaktadır. Arapça kompozisyon yazma denemeleri yaptırılmakta ve öğrenciye konuşma alışkanlığı kazandırılmaya çalışılmaktadır. Çeşitli konularda modern ve klasik Arapça metinlerin çevirisi yapılmakta, öğrenciye Arapça terimler ve deyimler tanıtılmaktadır. Öğrencilerimiz Anabilim Dalımız derslerine ek olarak fakültemizin çeşitli bölümlerinden özellikle de diğer belli başlı doğu dilleri, sosyal bilimler, bilgisayar kullanımı, dilbilim alanlarında seçmeli dersler alabilmektedirler.

Anabilim Dalımız öğrencilerimizi yaratıcı ve özgür düşünme konusunda cesaretlendirmekte teorik, disiplinler arası ve karşılaştırmalı yaklaşımlar sunmaktadır.

Mezun olan öğrenciler, kütüphanelerde, arşivlerde, müzelerde, ilgili ülkelerin büyükelçiliklerinde ve Arap dili ile ilgili olarak çeşitli bakanlıklarda görev alabildikleri gibi, üniversitelerde bilimsel çalışmaya da yönelebilmektedirler.
Ayrıca orta dereceli okullarda öğretmenlik yapabilmektedirler.

Anabilim Dalı Başkanı
Prof.Dr.Bedrettin AYTAÇ

Öğretim Elemanları
Prof. Dr. Rahmi Er
Prof. Dr. M. Faruk Toprak
Öğr.Gör. Kemal Tuzcu
Araş. Gör. Derya Adalar

Bölüm adres ve telefonları:
Adres
: Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Arap Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı 06100 Sıhhiye/ ANKARA
Tel: (0) 312 310 32 80 - 1086
Web Sayfası: Arp. D. ve Edb. Anabilim Dalı

Diger Üniversitelerin Arap Dili ve Edebiyatı Bölümlerini görmek için Tıklayın

Bölüm ve Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi ile ilgili görüşlerinizi paylaşmak isterseniz aşagıdaki "Yorum Gönder" i tıklayın.

Arap Ülkelerinde Mimari

Arap Ülkeleri ve Araplar Hakkında Herşeyi Buradan Arayabilirsiniz

BİL BAKALIM BURASI NERESİ?

BİL BAKALIM BURASI NERESİ?